Başkalarından aldığımı satıyorum. Efendim küçüktüm, dedemin bir bağı vardı. Her sene karne tatilinde oraya
giderdik. Güzel, güzel çocukça vakit geçirirdik. Narlar, yemişler, üzümler bağın kenarındaki her ağaca
da tırmanırdık. Ama en büyük derdimiz gece olunca çiş e gitmek olurdu. O karanlıkta yataktan kalk uyku
sersemi bağın bir ucuna git. Yine böyle bir hacetimizi def etmek için tuvalete gittim dönüyorum, 5-10 metre
ötemden bir hışırtı, bir hırıltı duydum. O ne? Nereden geldi bilmiyorum, bir köpek bana doğru geliyor.
Hiç te iyi niyetli değil. Daha erkekliğin ne olduğunu bilmediğim halde 10 da 9 unun kaçmak olduğunu
öğrendiğimden, tabanları yağladım. Köpek peşimde, can havliyle kendimi bir yere attım. Eve yakın bir
kümesti. Tam bir oh dedim ki rahatsız ettiğim hane halkından tavuklar gıdaklamış kaçıyorlar, ama
kümesin bir dayısı vardı ki, babayani bir kaz saldırı pozisyonu almış tıs, tıs yapıyor. Şöyle bir kaza
baktım, kaz bana baktı, ben kaza baktım, (bu arada bu uyduruk hikayeyi dinleyen gözlerini
dikmiş bana bakıyor, ben de devam ediyorum. Kaz bana baktı ben kaza baktım.) bu böyle
devam ediyor ta ki gözlerini kaçırasıya kadar.Nereden aklıma geldi, ara sıra seyrettiğim TV ler
deki dizi ve filmlerin final noktasındaki reklam girişleri … Bir taraftan da konuşuyoruz kanalların
insanları ne kadar salak ( Burada kaz oluyor.) yerine koyduklarından, reklâm sonrası hiçbir şey
olmuyor. Dondurulan son sahnede dizi veya film sonlandırılıyor. Ve her seferinde acaba diyerek
aradaki reklâmları seyrediyoruz. Veya başka programlar spiker-sunucu şov men adına ne
derseniz deyin az sonra diyor, bekliyoruz ağzından çıkacak kerameti, ve hep aynı veda
sözcükleri ve tekrar reklamlar. Kaz bana bakıyor, ben kaza bakıyorum
Paparazi programlarında arka arkaya özet görüntüler az sonra, az sonra. Spor program-
larında ağır toplar birbirlerinin mevzilerini hallaç pamuğu gibi atarken bizim asıl beklediğimiz maç
özetleri, altta bir şerit geçiyor az sonra. Bizde bekliyoruz. Kaz bana bakıyor ben kaza bakıyorum.
Sokağa çıkıyorum, herhangi bir köşede bir dilenci. Bana göre herhangi bir köşede onlarda meslekle-
rinin erbabı aslında her biri pazarlama strateji ve psikoloji uzmanı nerde ne zaman duracaklarını,
ne diyeceklerini çok iyi biliyorlar. Kiminin elinde o dandik reçetelerden, kimi kol bacak özürlü, biri
olmazsa diğeri gene de bir şeyler veriyoruz. Hem de birçoğunun zenginliğini duymamıza hatta
görmemize rağmen.Kaz bize bakıyor biz kaza bakıyoruz.Yazılı belgelere girip girmediğini bilmiyorum
ama maliye literatürü diyor ki Maliye kazı bağırtmadan yolma sanatıdır.
İşverenlerimiz asgari ücretle işe eleman almak için olimpiyatlar düzenliyorlar.
Siyasetçilerimiz… Yorum yapmayayım her kes kendisi gönüllü. Gönüllü olmayanlar , veya hiçbirini
tercih etmeyenler: Kararsız. Ama her an onlarda bir kaza bakabilirler.
Sanatçılarımız.! Kameralar, veya sahnede spotlar sürekli aşağı bölgeleri gösterdiği için çoğu zaman
kazın sadece cinsellik içeren organlarını görüyoruz.Her alanda benzer örnekler çok. Ve bu yalelli hiç
bitmeyecek .Kaz bize bakmaya devam edecek . Kaz bize bakmaya
devam edecekte biz kaza niye bakmaya devam ediyoruz.